Kategoriye Özgü Riskler Satınalma Stratejisini Nasıl Değiştirir?
Kategoriye özgü riskler satınalma stratejisinde çoğu zaman tek slayta sığıyor. Ericsson ve Nokia örneği bu bölümün neden ayrı olduğunu gösteriyor.

Kategoriye özgü riskler satınalma stratejisinde çoğu zaman tek slayta sığıyor. Ericsson ve Nokia örneği bu bölümün neden ayrı olduğunu gösteriyor.

Porter 5 güç analizi satınalmacıya sektörde gücün kimde olduğunu gösteriyor. Doğru okuyanların ne kazandığını, yanlış okuyanların ne kaybettiğini anlatıyoruz.

Müzakerede kültür farkı sessizliği, evet’i ve erken teklifi başka okutabiliyor. Araştırmalar ne söylüyor, satınalmacılar masaya neyi taşımalı, bakıyoruz.

Müzakere masasında güçlü durmak sertlikten değil, hazırlanmış alternatiflerden geliyor. Gücün üç kaynağını ve alternatifsiz kalmanın bedelini anlatıyoruz.

Satınalmada çıkar çatışması çoğunlukla niyetten değil, beyan edilmeyen bir ilişkiden doğuyor. Beyan edenler neler kazanıyor, saklayanlar neler kaybediyor?

Satınalma liderliği yetkiyle değil etkiyle başlıyor. Harcama başka birimlerde şekilleniyor. Güç kullanmadan yön verebilenlerin ne kazandığına bakıyoruz.

Arz talep analizi satınalma kararlarında fiyatın değil piyasanın okunmasını sağlıyor. Aynı malzemeyi kimi ucuza kimi pahalıya alıyor, farkı bu yaratıyor.

Satınalmanın finansal tablolara etkisi çoğu zaman fiyat satırında aranıyor. Oysa vade, stok ve nakit döngüsü şirketin tablosunu çok daha derinden değiştiriyor.

Satınalmada dijitalleşme yazılım seçmekle başlamıyor. Süreci tasarlamadan otomatikleştirenler ne kaybediyor, doğru sırayı izleyenler asıl ne kazanıyor?

Satınalma sözleşmesi riskleri çoğu zaman fiyatın gölgesinde kalıyor. Riski bilerek dağıtanlarla kendi haline bırakanlar arasındaki farka birlikte bakıyoruz.
Kayıt listenizde eğitim bulunmuyor.
WhatsApp İle Ulaşın